Başlangıç / Manşet / Kapatılan Medya Yöneticileri: Haklarımızı Arayamıyoruz

Kapatılan Medya Yöneticileri: Haklarımızı Arayamıyoruz

Birçok medya kuruluşunun kapatılmasına neden olan 668 sayılı KHK için kanal yöneticileri bu hukuksuzluğu tarihte basına yapılmış en büyük darbe niteledi. Haklarını arayamadıklarını da belirten kurum yöneticileri, mallarına el konulduğunu ve OHAL devam ettiği sürece hukuksal olarak bir mücadele yürütemediklerini kaydetti. Basına yönelik gerçekleştirilen saldırıları Jiyan TV Yayın Koordinatörü İbrahim Aslan, Hayatın Sesi Program Koordinatörü Arif Koşar ve Azadi TV Yayın Koordinatörü İrfan Uçar BasHaber’e değerlendirdi.

Jiyan TV Yayın Koordinatörü İbrahim Aslan: BM raporu dikkate alınmıyor

Bize tebliğe edilen karara göre yayınımız 668 sayılı KHK ile kapatılmış. RTÜK üyeleri bu karardan bihaberler. Bu karar MGK’nin almış olduğu bir karar. Muhalif basını, Kürd basınını hedef alan bir uygulamadır. Türkiye’deki iktidar için ses çıkarmayan sesleri medyayı susturmaya çalışıyorlar. Birleşmiş Milletler’in yok olma tehlikesi olan diller ve lehçeler arasında gösterdiği Zazaki ile yayın yapıyorduk. Türkiye’deki iktidarın bu uygulamaları üye olduğu BM’nin hiçbir kararını ve raporunu dikkate almadığını gösteriyor. Çalışmalarımız devam ediyor. Özetle Kürd basının ve muhalif basının susturulmaya çalışıldığını söyleyebiliriz.

Hayatın Sesi Program Koordinatörü Arif Koşar: Türkiye tarihinde basına yönelik en büyük saldırı

KHK’ye dayanarak kurulan bir komisyonun ‘milli güvenliği tehdit’ iddiası ile belirlediği televizyon ve radyolar Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş imzasıyla kapatılıyor. Tamamen keyfi hukuksuz bir karar. Normalde asgari bir hukuk süreci işletildiğinde bir soruşturma başlatılır dava sürecine dönüşür dava süreci sonucunda eğer gerekiyorsa kapatılır. İdare Mahkemesi’ne, Anayasa Mahkemesi’ne, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurular yapıyoruz ve yapacağız. Bu işlemler maalesef uzun sürüyor. Bu süreçte ciddi bir mağduriyet yaşayacağımız kesin. Ama şu söylenebilir biraz da içinde bulunduğumuz politik konjoktörle alakalı. 15 Temmuz sonrası yaşananlar bir bahane. Hükümetin kendi istediği rejimi kurması açısından bir bahane olarak değerlendirildiği çok çok açıktır. Bu 15 Temmuz öncesinden başlayan bir süreç ama 15 Temmuz ile beraber bu bahaneyle beraber çok hız kazandı. Türkiye tarihinde basına yönelik en büyük saldırılardan birisidir. Basın özgürlüğü, haber alma hakkı sadece bizim direnerek sağlayabileceğimiz bir şey değil. Bu süreçten rahatsız ve mağdur olan tüm demokratik güçlerin, tüm emek güçlerinin, tüm halk güçlerinin bu sürece tepki göstermesi haber alma hakkına yani doğrudan kendi haklarına sahip çıkması ve mücadele etmesi ile bir araya gelmesiyle, geri püskürttürülebilecektir.

Azadi TV Yayın Koordinatörü İrfan Uçar: Hakkımızı arayamıyoruz

Kanun Hükmünde Kararname  (KHK) ile kapattıklarını ifade ettiler. 668 nolu KHK ile kapattıklarını belirtiyorlar. Yayınlarımızı ulusal egemenliğe, teröre destek gerekçesi ile kapattılar. Gerekçeleri bu oldu. Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon karar vermiş. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş: ’Bizim incelemelerimiz devam ediyor’ diyor. IMC TV’nin ekipmanlarına el konulduğu ve TRT’ye devredileceği şeklinde bir söylenti var. Alevilerin kanalı TV10’na da ‘Yarın sizin ekipmanlarınızı hazineye devredeceğiz’ şeklinde bilgi verilmiş. Bizim binamızı da mühürlediler. Tutanak tutarak binaya girmemize izin vermediler. Aldıkları karara göre o ekipmanlar artık bizim değil hazinenin malıdır. Doğru bulmuyoruz. OHAL devam ettiği için hakkımızı da arayamıyoruz.

İlginizi Çekebilir

Hurşit Külter Kerkük’te

Şırnak’taki operasyonlar sırasında kaybolduğu belirtilen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Şırnak il yöneticisi Hurşit Külter’in, Kerkük’te …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir