Başlangıç / Yazarlar / Kürdistan’da Liderlik Krizi

Kürdistan’da Liderlik Krizi

Kürdistan’da Liderlik Krizi: Ağa, Bey, Şeyh, Lider, Abi ve İdeoloji…

Yüzyıllardır başkalarının eğemenliğinde ve ayakları altında ezilerek yaşayan Kürtlerin bütün tarih boyunca en büyük problemlerinin Kürtleri birleştirecek kapasitede liderler çıkaramamak olduğuna inanıyorum.

Böyle liderler gelip geçmişse de ben bilmiyorum.

Evlatları elinde perişan bir cennet vatan olan Kürdistan’da liderlik yapanlar, mesela beyler ve şeyhler, liderliğin millete hizmetkar olmak gerektiği hakikatinden uzak bir şekilde, kendilerini tarihin karanlıklarına gömecek yabancı liderlerin onlara musallat olmalarına kadar sürmüş basit bölgesel yönetimler ortaya koymuşlardır.

Kürtlerin lider yetiştirememesi liderlerin kapasite ve kabiliyetinden önce Kürt milletinin sosyolojik olarak bir şemsiye altında yaşamasının imkansızın sınırlarını zorlayan durumundan kaynaklanıyor.

Kürtleri bir ideal etrafında toplayacak, Kürdistan’ın başka milletlere peşkeş çeken aşiret ve tarikate dayalı sosyolojik realiteyi milletin hizmetine sokacak, onları ortak bir vatan ideali altında toplayacak kapasitede liderler çıkmadı.

Bizim ağa, bey ve şeyhlerimizin böyle ortak bir vatan şuuru bile olmadı.

Mesela, İskoçların ingilizlerle mücadele ederken bizim beylerimize denk gelen yöneticileri bir beylerbeyi etrafında örgütlenerek ortak bir ruh yakalamaya çalışmışlardı.

Mesela Selahaddin Eyyubi aslında fiili olarak, dağınık ümmeti oluşturan beyliklerin lideri olarak ortaya çıktı ve devletini bu beyliklerin gücünü birleştirerek kurdu.

Almanya ve İtalya birliklerini kurmadan önce yüzlerce beylikten oluşuyorlardı.

Dağınık sosyolojik yapı bir mazeret değil, aşılması gereken bir engeldir ve bunu yapacak olan da liderlerdir.

Kürt ve Kürdistan’ı geri bırakan, bu milletin zenginliğini kendileri için kullanan, onların kabiliyetlerinin gelişmesine izin vermeyen, etraftan gelen tehlikelere karşı onları korumasız ve savunmasız bırakan çapsız liderlerimiz oldu.

“Çapsız” derken, bu büyük lafın ne anlama geldiğini bilerek kullanıyorum.

Dünyanın nereye gittiğini göremeyen, değişen şartlara uygun bir yapılanma ortaya çıkaramayan, onun bunun kuyruğu olup, yabancı liderlerin buyruğunda ve gölgesinde yaşamayı seçmiş, bir Kürdün liderliği kendisine ağır geldiği için Osmanlı padişahlarının kulu olmayı makul görmüş ağa, bey ve şeyhlerin batırdığı bir coğrayanın yüreği yanan bir evladı olarak onların bize bıraktığı kültüre baş kaldırıyorum.

Kürdistan’ın dini veya dünyevi hiçbir ideoloji ve ütopyanın önüne geçemeyeceği bir birlik ruhuna olan ihtiyaca inancımdan dolayı öncekilerin bize bıraktığı mirası, başkasının iradesine tabi olma kültürünü reddediyorum.

Tabii ki Kürdistan birliği hedefi ile yola çıkan, elinden gelen herşeyi deneyip bu uğurda kellesini vermiş olan Kürdistan’ın her parçasındaki şehitleri istisna tutuyor ve önlerinde saygıyla eğiliyorum.

Sözüm, Kürtleri onun bunun ayakları altında yüzyıllarca yaşatan sisteme ve bu sistemin uygulayıcılarınadır.

Bugün gelinen noktada Kürtlerin böyle liderleri var mıdır?

Elbette parti ve örgüt sempatizanlarının çığlık çığlığa bağırdığı isimler olacaktır.

Ancak, Kürtleri parti, örgüt ve ideolojiler üstü bir birlikteliğe götürecek lider sıkıntısının yüzyıl sonra istasyona yanaşmış özgürlük treninin kaçırılmasına sebebiyet vermek üzere olması sadece beni değil, kalbi ve aklı Kürdistan üzerine yoğunlaşmış herkesi derinden endişelendiriyor.

Seküler veya dindar ütopyacı ve ideolojistler, Kürtlük ve Kürdistan duygularını kullanarak geliştirdikleri hareketlerini Kürtleri bir millet olarak başka milletlerin gölgesiden ve ayakları altında ezilmekten kurtarmak için kullanarak bu millete olan borçlarını ödemek zorundadırlar.

İşgal altındaki ülkenin Kürdistan olduğunu, bu işgalin sadece fiziki değil aynı zamanda akıllları ve duyguları da esir aldığı gerçeğini unutmadan hareket edecek bir lider(lik) beklerken, Kürt siyasetinin direksiyonunda oturanlardan gelen sinyaller tarihin Kürtleri iradesiz bir millet olarak sayfalarına kaydettiği zamanlara işaret ediyor.

Kürtlerde liderlik krizi ağa, bey ve şeyhlerle başlayıp parti, lider, abi ve ideolojilerle devam ediyor.

İdeoloji ve parti menfaatlerini bir tarafa atıp, Kürtlerin tarihi talihsizliğini yenecek halkın hizmetkarı liderlere olan ihtiyacımız ekmek ve suya olan ihtiyacımızdan önce geliyor.

Zübeyir Şivan
zubeyirsivan@gmail.com

İlginizi Çekebilir

Hz.Hüseyin’in varisi:Şeyh said

                              …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir